The Godfather
Hoşgeldin! Sana reddedemeyeceğin bir teklif sunuyorum. Sitemize üye olup İtalyan Mafyası'nın ve derin devletin gizemini tatmaya ne dersin?

The Godfather

Size Reddedemeyeceğiniz Bir Teklifimiz Var.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Teras

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Robbie Rochester
Daily News Baş Editörü
Daily News Baş Editörü


Mesaj Sayısı: 8

MesajKonu: Geri: Teras   Ptsi Ocak 23, 2012 6:44 pm

Eliza! Sinirlendiğinde bir kez olsun beni dinlese ya. Onu durdurmak gerçekten mümkün değildi. Birkaç saniye içinde onları yoldan çevirip masaya oturtmuş ve Robbie'nin sekreteri olduğu yalanını ortaya atıp kalkmıştı masadan. Robbie, onun buradan uzaklaşacağını dahi aklına getirmesede sitemkar bir bakış atmıştı. Eliza'nın uzaklaşması aslında iyi olmuştu. Bu süre içinde kadınları masadan kibarca kovabilirdi. Dirseklerini masaya dayararak parmaklarını birbirine çarptırmaya başlamıştı. Bu ona has bir düşünme hareketiydi. Sert zeminde otururken, yatarken veya parmaklarının hareketine odaklandığında daha iyi düşünebiliyordu. Bu hareketler veya olayların onun düşüncelerini daha iyi süzmesine yardımcı oluyordu. Tüm bu düşünceler arasında geçen zamanı bir türlü farkedememişti. Arka masada ki adamın saati yanındakine söyleyişiyle beraber birden irlikdi. Buraya geldikleri saat üzerinden 20 dakika geçmişti. Yani bu Eliza'nın masadan kalktığı süreyle aynıydı. Bir telaş ile masadan izin istemeden kalktı. Aklına bir sürü soru işareti konmuştu şimdi. Koşar adımlarla tuvaletin önüne geldiğinde çıkanlara Eliza'nın yanından ayırmadığı resmi gösterip soruyordu.

Geçen 5 dakikanın ardından onun içeride olmadığını anlamıştı. Soru işaretlerinin yavaşça yok oluşunun ardından koşar adım çıktı dışarıya. Ne vestiyere ne de masaya geri dönmüştü. Kapıda duran valeye telaşlı bir şekilde arabasını sorduğundaysa tam düşündüğü gibi olduğunu anlamıştı artık. Yolun ortasında kafasını iki yana salladıktan sonra başını öne eğerek içeri döndü. Vestiyerden ceketini alarak omzuna attı ve yürümeye başladı. Düşünmesi ve yürümesi gereken çok şey vardı. Bu tür zamanlarda genelde derin bir pişmanlık ve bağlılık hisleriyle boğuşurdu. Eliza'dan ilk defa bu denli bir tepki almasıda bu duyguları iki misline katlıyordu.

Ve ev. Kapıyı anahtarıyla açıp olabildiğince sessiz bir biçimde içeriye giriş yaptı. Eliza'nın onu beklediğini düşünmüyordu. Onun aklına şimdiye kadar neler gelmiş olabileceğinin düşüncesi bile Robbie'yi korkutsada düşüncelerden çok Eliza vardı aklında. Ceketini ilk bıraktığı yere özensizce fırlattıktan sonra terasa doğru yönelmişti. Barda duran viski şişesini kaparken çoktan sigarasını yakmıştı. Şu durumda Eliza'yı rahat bırakmak en iyisi olacaktı. Eliza'yı ne kadar anlasada kendine hak verişi kavganın çok daha büyümesine neden olacaktı. Terasta viski şişesinden yudumlar alırken sigarasını ağır tavırlarla içine çekiyordu. "Seni seviyorum Eliza." Sözlerini mırıldanırken onun gibi güçlü bir erkeğin bu duruma düşmesi çok manidardı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Rochester
New York Times Baş Editörü
New York Times Baş Editörü


Rp Puanı: 100
Lakap: Lady Macbeth
Mesaj Sayısı: 20

MesajKonu: Geri: Teras   Ptsi Ocak 23, 2012 11:13 pm

Öfkesinden yüzü kıpkırmızı kesildiğinde dahi Eliza hız yapmaz, kurallara uymak konusunda oldukça takıntılı davranırdı. Nitekim yeni öyle olmuştu. Ayağının altındaki pedala yumuşakça basıyor, ani frenler yapmıyor, üçüncü vitesten yukarısına çıkmıyordu. Arada bir dikiz aynasından etrafı kolaçan ediyor, Robbie arkasından geliyor mu diye bakıyordu. Neden gelsindi ki? O, restauranttaki ucuz arkadaşlarıyla yeterince eğleniyordur zater diye düşündü. Eliza eğer uzun yıllar önce ağlama yetisini kaybetmeseydi, o zaman sinirden ağlayabilirdi. Şimdi sadece dudaklarını ısırıp parlatıcısını yemekle yetiniyordu.

Normal hızla gelmesine rağmen eve biraz daha geç vardı. İçerisi zifiri karanlıktı, bu da demek oluyor ki Robbie ondan önce gelmemişti. İyi... dedi kendi kendine. Banane, ne hali varsa görsün. Olmayan kocasına tavır yapar gibi topuklarını normalden fazla vurarak gitti yatak odasına. Bir hışım soyundu, gecelğini giydi ve aynanın önüne oturdu. Ayaklarında tüylü, alçak ökçeli terlikleri vardı. Makyajını silerken öfkeyle yüzüne baktı. Acaba yaşlanıyor muydu? Biraz daha yaklaştı aynaya. Hayır, hala Aphrodit'i bile kıskandıracak kadar güzeldi. Sarı saçları, mavui gözleri, dolgun dudakları ve yakıcı vücuduyla hala olduğu yerdeydi. Sorun neydi peki? Elindeki pamuğu hırsla masaya fırlattı. Ardından alıp çöpe attı. Hiç gelemezdi böyle şeylere. O sırada anahtarın kilitte döndüğünü duydu. Robbie gelmiş olmalıydı. Koşarak odanın kapısına kadar geldi fakat terliklerinin çok ses çıkardığını fark ettiğinde ayağından çıkarıp eline aldı. Yavaşça odaya girdiğinde Robbie'nin terasta, elinde viski bardağıyla durduğunu gördü. Boğazını temizledi ve terliklerini giydikten sonra mağrur adımlarla yanına gledi kocasının. O sırada ne mırıldandı bilmiyordu ama sakin bir biçimde elindeki bardağı aldı ve masaya bıraktı. 'Saat 11. Bu saatte içmeyi aklından bile geçirmemelisin Rochester.' dedi. Fakat yüzünde şefkatten eser yoktu. Sadece donuk bir bakış, hepsi bu.

_________________


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Robbie Rochester
Daily News Baş Editörü
Daily News Baş Editörü


Mesaj Sayısı: 8

MesajKonu: Geri: Teras   Salı Ocak 24, 2012 11:21 am

O kadar dalmıştı ki bardağın elinden kayışını birkaç saniye geçtikten sonra farkedebilmişti. Eline çarpan soğuğu hissetmesiyle elini gözüne sokarcasına yakına almıştı. Tüm bunları yaparken yanında bir sıcaklık hissediyordu. Öyle bir sıcaklıktı ki bu, onu kendine getirebileceğine inandıracak kadar rahatlatıcı ve yakmayan... Ağır ağır, buğulu bakışlarını sıcaklığın olduğu tarafa yöneltti. Ah, bu Eliza. Neden böyle hissettiğini daha iyi açıklayabililiyordu. Sarhoşken ya da en azından çakırkeyifken karşısında duran dişinin her zaman daha güzel görüneceği gerçeği belli ki Eliza'ya işlemezdi. Çünkü zaten olabilecek en üst sınırdaydı daha ne kadar güzel görünebilirdi ki. Enerjisi o kadar fazlaydı ki, kendi narin ve pürüzsüz teninden kovalar dolusu taşıyordu. Buda ister istemez yanındakini etkiliyordu. Eliza...

Sandalyenin desteklerine tutunarak doğrulmaya çalıştı. Genelde sandalyeye garip şekillerde oturduğundan kalkmak epey yorucu ve zahmetli bir hal alıyordu. İyice doğrulduğunda, gerinerek her zaman ki gibi tek eliyle gözlerini ovuşturuyordu. Gözlerini ovuşturmaya devam ederken parmağını Eliza'nın omzuyla tanıştırmıştı. "Sen.." parmağını çekip omzuna değdirmeye başlarken Eliza'nın sinirliyken ona dokunulmasından ne kadar nefret ettiğinide çok önceden beynine kazımıştı. "Neden bunu yaptın?" Parmaklarınıyla Eliza'ya dokunmaya devam ediyordu. Pürüzsüz, yumuşak teni akşam ki parfümün etkisini fazlasıyla hapsetmişti içinde. Heh, kim bu tende hapsolmak istemezdi ki. Tüm bu, neşeli, sevgi dolu duyguların yanında hayal kırıklığına uğramış bir tavrıda vardı. Eliza'yı anlayabiliyordu elbette. Ama yinede hareketlerinin aşırılığı tartışılır bir konumdaydı. Böyle bir durumda ayaklarına kapanmak gibi bir seçenek düşünmezdi hiçbir zaman. Ona karşı zaferler elde etmek isterken birde ayağına kapanmak hepten mağlubiyetini ilan etmiş gibi olurdu. Bunu yapamazdı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Rochester
New York Times Baş Editörü
New York Times Baş Editörü


Rp Puanı: 100
Lakap: Lady Macbeth
Mesaj Sayısı: 20

MesajKonu: Geri: Teras   Salı Ocak 24, 2012 12:45 pm

Bir bu eksikti! diye düşündü Eliza. Şimdi de Robbie sarhoş olmuştu, ya da sarhoş gibi davranıyordu. Her iki durumda da sevgli kocası küçük bir çocuk gibi davranıyordu. Eliza Robbie'nin tatlı sert dürtüşlerine derin bir nefes alarak katlanmaya çalıştı. Sinirli anlarında ona dokunulmasından, hele ki böyle tehdit edercesine dürtülmesinden nefret ediyordu. Öyle ki bu haklı öfkesini ikiye katlıyor, karşısındakiyle olmayacak münakaşalara girmesine sebebiyet veriyordu. Nedense bir an sevgili anneciğini aramak ve onun yanında kalmak istedi fakat şu sıralarda Miami'de güneşlenen annesinin rahatını bozmak istemediğinden ki gecenin bir köründeydiler zaten, kendini tuttu. Robbie'nin temaslarından kaçınmak için biraz yana kaydı ve Tanrı'nın ona sabır vermesini diledi.

Biraz olsun sakinleştiğini hissettiğinde teklifsizce Robbie'nin koluna girdi v e onu içeriye sürüklemeye çalışırken söylendi. 'Bence artık senin yapma vaktindir Rochester.' Onu salondaki kanepelerden birine oturttuktan sonra yatak odasına koştu. Bir battaniye ve yastık getirdi ve Robbie'nin suratına attı yumuşakça. Bir kaç dakika onun şaşkın bakışlarını izledi ve sonra gayet doğal bir tavırla 'Ne yani? Bu gece gerçekten benimle uyuyabileceğini düşünecek kadar mı sarhoşsun?' dedi. Sesinde belli belirsiz bir öfke tınısı vardı.

_________________


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Teras

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
The Godfather :: Emlak :: New York :: Manhattan :: Evler :: Rochester-